İnsanların doğumundan itibaren vücut fonksiyonlarının belirli periyotlarla değişim gösterdiği iddiasına dayanan bioritm teorisi Wilhelm Fliess tarafından ortaya atılmıştır. Kimi bilim adamları bioritme dayalı tüm çıkarımları tesadüfî olarak değerlendirse de Amerika Birleşik Devletlerinde 1970’li yıllarda oldukça popüler hale gelen bu hesaplamanın farklı alanlarda kullanımı sık sık gündeme geliyor. Bu Bioritm Bebek Cinsiyeti Hesaplama, bu alanlardan en sık kullanılanı olarak karşımıza çıkıyor.
Bioritm Nedir?
Teori 19. yy ortalarında geliştiriliyor. Teoriye göre insan belirli bir enerji ile dünyaya geliyor. Belirli bir süre bu enerjiyi harcarken bir yandan da enerji topluyor. Sonra düşüşe geçiyor. Düşüşü en alt seviyeye kadar sürüyor ve enerji eğrisi tekrar yükselişe geçiyor. Bu işlem belirli periyotlarla gerçekleşiyor. İşte bu döngü bioritm olarak adlandırılıyor. Fiziksel, duygusal ve zihinsel olmak üzere üç farklı döngüden oluşuyor. Her bir döngünün süresi de değişiklik gösteriyor.
Dünyada Kullanım Alanları
Özellikle 1970’li yıllarda ABD başta olmak üzere dünyada oldukça popüler hale gelen bioritm, özellikle o dönemlerde farklı ülkelerde farklı alanlarda kullanılıyor. Günümüzde de bioritm teorisini kabul eden, kendi üzerinde veya yakınları üzerinde kullananlar olduğu bilinse de popüler olduğu dönem kadar kullanılmadığı tahmin ediliyor. Her ne kadar teorinin yanlışlığına dair ciddi bir veri olmasa da 1970’li yıllardaki popülaritesinden de bahsetmek mümkün görünmüyor.
Bioritmin yanlışlığı ispat edilemediği gibi doğruluğu hakkında birçok veri bulunuyor. Bu nedenle farklı ülkeler zaman zaman farklı uygulamalarda bioritmi kullanıyor. Bu konudaki en dikkat çekici örnekler ise Japonya ve eski Yugoslavya’da görülüyor. Bazı Japon kasko şirketlerinin bir dönem araç sahiplerinin bioritmlerine bakarak şoför göndermeyi teklif ettikleri, aracını kendi kullanmak isteyenlere ise dikkatli olmalarını ve araçlarına beyaz bayrak asmalarını tavsiye ettikleri biliniyor.
Bioritm Nedir?
Yugoslavya ise basketbol takımı üzerinde bu teoriyi uyguluyor. Takımda oynayacaklar seçilirken, oyuncuların bioritmi ile maç gününün eşleştirmesini yaptıkları biliniyor. Yugoslavya bu konuya o denli önem veriyor ki takım olarak bioritm açısından en üstün oldukları döneme denk gelen bir final maçının ertelenmesi söz konusu olunca turnuvadan çekilmeyi bile göze alıyorlar.
Hastalıklar, sınavlar, yarışmalar hatta çocuk cinsiyetinin belirlenmesi konularında bile bioritm kullanılmaya devam ediliyor.
Bioritm Nasıl Hesaplanıyor?
Bioritm hesaplamak aslında dört işlemi bilen herkesin yapabileceği kadar kolay görünüyor. Özel bir yetenek gerektirmiyor. Doğruluğunu tam olarak ispat etmek mümkün olmasa da bilimsel bir teori olan bioritmi hesaplamak için elbette doğum gününüzü tam olarak bilmeniz gerekiyor.
Bioritm hesabına yaşanan gün sayısını bulmakla başlanıyor. Bu hesabı yapabilmek için kaç yıl yaşadığımızla başlamak gerekiyor. Yaşanan yıl sayısı 365 ile çarpılıyor. Tabii artık yıl dediğimiz şubatın 29 gün olduğu yıllar için ilave birer günün eklenmesi gerekiyor. Bu artık yılların, dörde kalansız bölünen yıllar olduğunu hatırlamak hesaplamada kolaylık sağlıyor.
Hesaba katılan tam yıllar dışında doğum tarihi ile bioritm çıkarılacak tarih arasındaki yılın da ay ve gün olarak toplama dâhil edilmesi gerekiyor.
Yaşanan günün farklı döngülere göre farklı rakamlara bölünmesiyle sonuca ulaşılıyor. Yaşanan günün hesaplanmasının ardından yaşanan gün ilgili döngünün süresine bölünüyor. Kalan grafik üzerindeki yeri ifade ediyor.
Hangi Döngüler Bulunuyor?
Bioritm üç döngüden oluşuyor. Bunlardan ilkini fiziksel döngü oluşturuyor. Fiziksel döngü 23 günlük bir periyodu içeriyor. Trigonometrideki kosinüs eğrisinin x ekseni üzerindeki yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Periyot 23 günde bir tekrarlanıyor. Grafikten bağımsız olarak ifade etmek gerekirse ilk 11,5 gün pozitif ikinci 11,5 gün negatif dönem olarak değerlendiriliyor. Periyodun ilk günü, ortası ve sonu yani grafikte x ekseni ile kesişim günleri, enerji kararsızlığı olarak değerlendiriliyor ve en kritik günler olarak görülüyor.
Sonuçlar Nasıl Değerlendirilir?
Bioritm grafiği oluşturulduktan sonra x ekseninin üzerindeki değerler olumlu, altındaki değerler olumsuz olarak değerlendiriliyor. Ama eğrinin yön değiştirmeye başladığı en üst ve alt noktalar ile eksen kesişim noktaları da kararsız günler olarak olumsuz değerlendiriliyor.
Grafik kullanmadan da bu günleri tespit etmek mümkün görünüyor. Negatif günler periyodun ortasından sonuna kadar olan günleri, kararsız günler ise başlangıç, son ve ortadaki günleri kapsıyor.
Bioritmi Hayatımızda Nasıl Kullanabiliriz?
Aslında bu konuyu ilk inceleyenlerden büyük bir kısmı, negatif olarak değerlendirilen dönemlerde buna bağlı olumsuzluklar bekliyor. Ancak, bunu tam olarak böyle yorumlamanın hatalı olduğu biliniyor. O halde bioritmi hayatımızda nasıl kullanabiliriz?
Fiziksel döngüyü ele alarak bunu açıklamak anlaşılırlığı kolaylaştırıyor. Fiziksel olarak olumsuzluk ifade eden dönemde hasta olmanız gerekmiyor. Performans düşüklüğünün yanında direnç düşüşü görülen negatif dönemde pozitif dönemdeki olumsuz bir etkiden hiç etkilenmeyen vücut, hastalıklara daha açık hale geliyor.
Siz de Doğruluğunu Test Edebilirsiniz?
Bioritm grafiğini hazırladıktan sonra siz de bunun doğruluğunu test edebilirsiniz. Ancak, bu tür bir doğrulama düşünüyorsanız ya grafiğinizi çıkarmadan bazı verileri not etmeniz veya başkasının üzerinden bu sağlamayı yapmanız öneriliyor. Çünkü, bioritm kavramına inancınıza göre sonuçlarda psikolojik etkiler görmeniz muhtemel olarak değerlendiriliyor. Hastalık dönemleri, bitkin hissettiğiniz dönemler, ruhen kendinizi boşlukta hissettiğiniz anlar, spor branşlarındaki dereceleriniz, sınav sonuçlarından tutun da sakal traşı olurken sakalınızın serliğine kadar bu verilerle ilinti kurulabildiği görülüyor.
Çocuğun Cinsiyeti ve Bioritm
Bioritm konusunda oldukça iddialı bir konu da anne babanın bioritm verilerinin çocuğun cinsiyeti üzerinde etkilerinin bulunmasıdır. Bu konuda iki farklı iddia bulunsa da bunlar birbirlerinden tamamen bağımsız olarak görülmüyor.
İlk teori, çocuğun ana rahmine düştüğü gün babanın fiziksel döngünün pozitif kısmında olmasının doğacak çocuğun erkek çocuk olma ihtimalini yükselttiğini iddia ediyor. Başka bir ifadeyle baba, fiziksel periyodunun 1-11. günleri arasında ise çocuğun erkek olma ihtimali artıyor.
İkinci teoride ise annenin duygusal döngüsü işin içine dahil ediliyor ve bunun da pozitif alanda yani 1-14. günler arasında olmasının erkek çocuk ihtimalini artırdığı söyleniyor. Burada dikkat edilmesi gereken husus erkeğin de aynı dönemde fiziksel olarak pozitif bölgede olması yani annenin duygusal babanın fiziksel döngüsünün pozitif alanlarının kesişimi durumunda erkek çocuk olma ihtimali yükseliyor. Bu değerlerin aksi durumunda ise kız çocuk bekleniyor.
yorumlar (20)
Yorum Yaz